İnsanoğlu
bilim ilerledikçe bilim adamlarının “bir zaman makinası”nı ne zaman
icat edeceklerini merakla beklemektedirler. Hatta batı dünyası bu
hayalin sinemalarını dahi yapmıştır. Kim bilir belki bir bilim adamı
bir yerlerde bu aracı bulmuştur...
Ancak bu
bekleyiş devam ederken bilim bize başka bir meyve verdi. Bu yeni
keşif hipnoterapiydi.
İnsanlar
neden bir zaman makinası isterler. Bunun nedenleri üzerinde
tartışılabilir ama kısaca bir değerlendirirsek şu sonuca
ulaşabiliriz:
İnsanoğlu
neden geçmişe dönmek ya da geleceğini görmek ister. Bunun nedeni
kişi eğer geçmişe gitmek istiyorsa, birincisi ya güzel anlarını
yeniden hatırlamak o anı düşünerek eski den olduğu gibi
mutluluklarını yeniden yaşamak istemesidir. İkincisi geçmişte
kişinin kendine ait dünyasında yapılmayacak olan ve bu noktada hep
kendini yargıladığı ve hiç yapmaması gerektiğini düşündüğü anı
düzeltmek içindir.
Güzel
anılarımız bugünde birçok bilim adamının kabul ettiği gibi bizim
yaşantımızı olumlu yönde etkileyecektir. Mutluluk hormonlarımızı
harekete geçirecektir. Ama hüzünlerimiz ya da kendimizce iyi olarak
nitelendiremediğimiz tecrübelerimiz zihnimizin bir köşesinde pimi
çekilmeye hazır bir el bombası gibi bekleyecektir. Pimi çekecek de
yine bizizdir.
Gelecek için
ise hepimiz için bir merak vardır. Hayallerimiz vardır. O
hayallerimiz geleceğimize attığımız mesajlarımızdır. Mesajımıza bir
karşılık gelmesi için bekleriz. Beklerken bu süreci sabırla beklemek
yerine kendimize olan özgüveni unutur ve umutlarımızı bir anda
tüketiveririz. Umutlarımız tükendikçe yaşam bize göre anlamını
yitirir.
Olmak
istediğimiz ve yapmak istediklerimizi gerçekleştirmemenin
huzursuzluğuna teslim oluruz. Artık yeni bir biz vardır: Hayatı,
yaşamayı sevmeyen ve olumsuz bir benlikle devam etmek için öylece
kalıveririz hayatın ortasında.
Bu
teslimiyet bizi- hepimizin bildiği- o “çıkmaz sokağa” götürür.
Aslında hiçbir sokak çıkmaz değildir, çünkü sokakları da çıkmaz
yapmayı tercih edende bizizdir.
Bu anlamda
Hipnoterapi bize yeni bir kapı aralar. O çıkmaz sokağa yeni bir
çıkış noktası inşa eder. Bu yöntem kaçtığımız gerçeklerimizle,
umutsuzluklarımızla bizi yüzleştirir. Yüzleşme, çünkü kişiyi
rahatsız eden ve hayatımızı olumsuz etkileyen her ne ise ve
olduğumuzla anla birlikte geleceğimizi de olumsuz etkileyen o
duyguyla barışmamız için bir fırsat. Yani bir FARKINDALIK oluşturma
halidir.
Bu yüzden
Hipnoterapi insanoğlunun hayalini kurduğu zaman makinası gibi.
Nereye gitmek istiyorsanız oraya gidersiniz. Bu zihnin
özgürleşmesidir.
Zihniniz gerçeklerinize ya da hayallerinize yönelir. Bu
komutu siz verirsiniz. Zihin her nerede bir eksik varsa onu
onarabilecek bir yetidedir. Özel bir yetidir bu, bütün kainatta
insanı yaratılmışların içinde üstün kılan bu yeti, Yaratıcının kendi
cevherinden insana verdiği üstünlük makamıdır.
Hipnoterapi
zihnin gücünden yararlanmak için bir yöntemdir. İnsanoğlunun içinde
var olan potansiyel enerjiyi olumlu durumlara, hislere kanalize
etmek için etmek için vardır.
Kişi kimi
zaman da kendini rahatsız eden olumsuzluğu tanımlayamayabilir.
Hipnoz hali problemin ne olduğunu tanımlamanıza yardımcı olur.
Problemin çözülebilmesi için öncelikle problemin tanımlanması
gerekir. Tanımlandıktan sonra problem üzerinde çözüm
alternatiflerini araştırırsınız. Alternatifler içinden bir çözüm
yöntemi seçersiniz. Bu yöntemlerden biridir hipnoterapi. Hipnoteri
bir TEDAVİ YÖNTEMİDİR.
Hipnoz halinde kişi kendi gerçekliğine
açılır. Hipnoz hali bir uyku hali değil uyanık olma halidir. Kişi
çoğu zaman uykuyu günün yorgunluğunu atmak için ihtiyaç hisseder.
Ancak kişi bir de uyku hali “unutmak” için tercih eder. Her ne kadar
Yunan Mitolojisinde geçen uyku tanrısının ismi olsa da hipnoterapi
İLETİŞİM, ETKİLEŞİM ve DEĞİŞİM oluşturmak için yapılan bir tedavi
yöntemidir.
Hipnoz
halinde uyanıksınızdır. Zihin sizden içsel halinizden gelecek özel
gücünüzle komutları olmayı bekler. Bundan sonra artık kendi iç
benliğinizle kendi dünyanıza açtığınız kapıdan geçmeye
hazırsınızdır. Kapıdan geçecek olan “siz”sinizdir. Bu size
ait bir başarıdır. Hipnoterapi de asıl amaç kişinin kendi güçleriyle
kendini görmeye ve varolmaya çalışmasına yardımcı olmak için yapılan
bir tedavi yöntemidir. Hipnoz telkin ve transın bir arada olduğu
farklı bir bilinç halidir. Hipnozla semptomlar:
·
Direkt yada indirekt telkin yoluyla
·
Semptom yatıştırma yoluyla
·
Altta yatan nedenlere bilinçli bir ilgi sağlama
yoluyla
·
Her üç tekniğin kombinasyonu veya ve diğer
yöntemlerle tedavi yapılır.
Bu
noktadaki başarı iradedir. İrade ettiğiniz varlık kendinizdir.
Kendinizi tanıdığınızda aslında dışarıda aradığınız o huzuru kendi
iç benliğinizden doğan bir durum olduğunu fark ettiğiniz de gerçek
hayata merhaba demiş olacaksınız. Bu merhaba bir örnek vermek
istiyoruz:
“Dinle
neyden kim hikayet etmede
Ayrılıklardan şikayet etmede. -
Hz. Mevlana -
Buradaki “ney” insandır.
İnsan olduğu halden uzaklaşmıştır. Bu yüzden acı çekmektedir. İnsan
kendi aslından uzaklaşmış ve aslına dönmek istemektedir. Kim bu
dönüşü yaparsa zaten merhaba diyebilmiştir her şeye...
Kainatta
varız, ve bir bütünün parçası olarak hayata devam edeceğiz. Hayata
merhaba! ….
YOLUNUZ AÇIK OLSUN !